Altın
SPOT ALTIN
1256.97 $
Fark: +0.51% (+6.33)
GRAM ALTIN
141.90 tl
Fark: 0.00 %
ÇEYREK ALTIN
230.59 tl
Fark: 0.00 %
DOLAR
3.5109 tl
-0.01%
EURO
3.9260 tl
+0.09%
REŞAT ALTIN
933.70
Fark: 0.00 %

Döviz piyasalarındaki hareketlilik

altın

€/$ paritesi dün Yunanistan’a yapılacak yardım paketinin Nisan seçimleri sonrasına ertelenebileceği haberleri ile geriledi. Reuters’ın haberine göre AB maliye bakanları Yunanistan’ın gösterdiği ilerlemeden memnun değiller. Ayrıca anlaşma olsa bile ülkenin halen %160 olan borç/GSYH oranı ancak %120’ye gerileyecek. Bu yüzden de kesin bir karar alınana kadar yardım paketinin dilimlere bölünmesi ve sadece Yunanistan’ın iflas etmesinin önüne geçilecek ödemelerin yapılması söz konusu olabilir. Buna ek olarak Yunanistan ile özel sektör arasında yapılan borç takası ve “haircut” görüşmelerinden de henüz bir sonuç çıkmadı. Bu görüşmeler tamamlanmadan Yunanistan’a sağlanacak yardımın tamamen faydasız olacağı ve boşa gideceği düşüncesi hakim. Özetlersek Yunanistan konusu bir süre daha gündemde kalacak ve en erken Pazartesi günü bir ilerleme kaydedilecek. Bu da EUR açısından olumsuz.

USD’ye değer kazandıran diğer önemli gelişme ise dün açıklanan FED toplantı tutanakları. Hatırlanacağı üzere FED 24 Ocak akşamı yaptığı açıklamada, politika faizinde ilk artırımın “2014 sonu” olarak planlandığı belirtmişti. Faizlerin zaten sıfır olduğu bir ortamın en az 2 yıl daha sürecek olması piyasalar açısından oldukça olumlu olarak algılanmıştı. Buna ek olarak FED Başkanı Bernanke yaptığı açıklamalarda, FED’in gerekirse piyasalara yeniden likidite sağlamaya hazır olduğunu belirtti ve bu da QE3 beklentisini güçlendirdi.

Dün akşamki tutanaklarda 2012’de QE3 yapılmasını savunan üyelerin sayısının az olduğunun, çoğu üyenin ise bekle-gör politikasını tercih ettiklerinin görülmesi piyasaların QE3 konusundaki aşırı coşkusunu törpülemiş durumda. Kısa vadede bu USD için olumlu ancak FED Başkanı Bernanke’nin önceki açıklamalarına baktığımızda QE3’ün hayata geçirilmesi için iki konunun öne çıktığını görüyoruz: Bunlardan ilki AB’deki krizin ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin artması (ki bu olasılık her geçen gün artıyor) diğeri ise konut piyasasındaki düzelmenin tatmin edici seviyelerde olmaması. Yani QE3 için olasılıklar aslında değişmiş değil!

Bir süredir taşıdığımız EUR pozisyonumuz 1.31’in kırılması ile kapandı. Mevcut durumda yeni EUR pozisyon için haber akışını veya 1.31 seviyesinin yukarı yönde kırılmasını takip edeceğiz. Gün içinde ise 1.30 civarında dalgalı bir seyir görebiliriz. Parite için destekler 1.3000-1.2950, dirençler ise 1.3080-1.3130 seviyeleridir.

Yurtiçi döviz piyasasında dün Yunanistan ile ilgili olumsuz haber akışına rağmen TL sepet bazında az da olsa değer kazandı. Paritedeki düşüş ve yukarıda bahsettiğimiz FED tutanakları sonrasında bu sabah TL’de dünkü kazancın ufak bir kısmının geri verildiğini görüyoruz.

TL’de önceki günlerde 1.77 üzerinde yerli yatırımcı satışının arttığını görmüştük. Döviz birikimi 27 Ocak itibarı ile $105 mlr seviyesinde olan yerli yatırımcıların kurdaki artışı yine satış yönünde değerlendirmeleri mümkün. Buna ek olarak TCMB’nin Hazine ihaleleri öncesinde rahatlattığı TL likiditesini yeniden kısmaya başladığını görüyoruz. Bu da TL’ye destek olacaktır.

Pazartesi günü Ankara’da gerçekleşen toplantıda, TCMB’nin mevcut kur seviyelerinden memnun olduğunu ve bir miktar daha değerlenmeye karşı çıkmayacağını belirttiğini paylaşmıştık. Enflasyon görünümü açısından TL’de değer kaybının sınırlı kalması gerekiyor.

$/TL kurunda, pariteye bağlı olarak, gün içinde 1.80’e doğru yükseliş görebiliriz. Ancak şimdilik kurun bu seviyelerde kalması için şartlar oluşmuş değil. Bu nedenle kısa vadeli trade amaçlı olarak 1.78-1.80 aralığında kademeli satış öneriyoruz.

Tahvil piyasasında itfa günü olmasına rağmen düşük denebilecek bir işlem hacmi ile faizlerde hafif bir yükseliş görüldü. Bu sabah ise yine dış piyasalardaki tedirginlik kaynaklı olarak faizlerde artışın sürdüğünü görüyoruz. Mevcut fonlama şartları ve enflasyonun kısa vadeli seyri nedeniyle gösterge tahvilde bir süre daha %9.0-9.5 bileşik aralığındaki seyrin korunmasını bekliyoruz. Ancak TCMB’nin, yukarıda bahsettiğimiz üzere TL likiditesini daha da kısması durumunda faizin yeniden çift haneye yaklaşması söz konusu olacak.

Kısa vadeli tahvillerde yılbaşından bu yana ciddi bir prim söz konusu. Bu yüzden özellikle 2 yıldan daha kısa vadeli tahviller yerine 3 ay ve daha üstü vadelerde mevduat yapılabilir. Enflasyonda düşüş görülmesi ile birlikte ise uzun vadeli tahvil faizlerinde aşağı yönlü bir hareket olacaktır. Bu beklentiler nedeniyle 2016-2022 arası vadelerde alım öneriyoruz.

Eurobond piyasasında fiyatlarda yatay seyir sürüyor. CDS primlerinde bu sabah da önemli bir değişim yok, ancak bu kez dış piyasalarda bozulmaya başlayan hava nedeniyle fiyatlarda bir miktar düşüş görebiliriz. Öte yandan Türk Eurobondları ile ilgili olumlu görüşümüzde hiçbir değişiklik yok: Hazine’nin yıllık borçlanma hedefinin yarısından fazlasını 2 ay içerisinde tamamlamış olması, JPY cinsi yeni bir ihracın yakın zamanda gelmesi olasılığı ve bu piyasadaki yerli yatırımcı ağırlığı nedeniyle fiyatlarda artış görüleceği beklentimizi koruyoruz.