Altın
SPOT ALTIN 1311.25 $ +0.03% (+0.35) GRAM ALTIN 149.38 tl -0.17% ÇEYREK ALTIN 242.74 tl -0.17% REŞAT ALTIN 982.91 -0.17% Dolar 3.5416 -0.24% Euro 4.2017 -0.16%

Bu hafta döviz piyasası için öneriler

altınEuro dolar paritesi İtalya’nın La Stampa gazetesinde yer alan, Uluslararası Para Fonu’nun İtalya’ya yönelik bir yardım paketi hazırladığı yönündeki haberin ardından kısmen değer kazandıysa da sonrasında yine geriledi. IMF ise, tahmin edilebilir şekilde, böyle bir paketin söz konusu olmadığını açıkladı. Öte yandan bu haftaya yönelik olumlu beklentiler bununla sınırlı değil. Sarkozy-Merkel ikilisinin AB’ye yönelik yeni bir istikrar paketi açıklayacakları ve EFSF ile ilgili değişikliklerin AB maliye bakanları toplantısında uygulamaya konacağı beklentileri iyimser havanın korunmasına yol açacaktır. Ancak aşağıda görüleceği üzere EUR-short pozisyonlar (kırmızı) azalmıyor. Yani yükselişlerde daha fazla satış gelmesi şaşırtıcı olmayacak. Gün içinde Belçika ve Fransa’nın yapacağı tahvil ihaleleri izlenecek. Beklenenden düşük satış rakamları veya çok yüksek faiz seviyeleri yeniden EUR’a satış getirecektir. Parite için destekler 1.3250-1.3200, dirençler ise 1.3350-1.3420 seviyeleridir.

Yurtiçi döviz piyasasında yurtdışı gelişmelere bağlı olarak TL’de geçen hafta değer kaybı görüldü. TL, bu haftaya ise IMF-İtalya haberleri ile yurtdışında oluşan olumlu havanın etkisiyle, değer kazanarak başladı. Buna ek olarak piyasalarda olumlu beklentiler yaratan haberlerin olması da TL’yi destekleyecektir. Ancak bu olumlu havanın sürdürülebilirliği kuşkulu, bu yüzden de mevcut şartlarda TL’de kalıcı bir değer kazancı görmeyi beklemiyoruz.

Aşağıda yer alan tabloda görüleceği üzere 25 gelişmekte olan ülke para birimi arasında TL, Cuma’dan bugüne en çok değer kazanan 8. para birimi. TL sıkışıklığının artması durumunda gün içinde TL’de bir miktar daha değer kazancı görebiliriz. TCMB Başkanı Başçı’nın haftasonu gazetelerde yer alan açıklamaları ise TL aşağıda yer alan gruptan daha kötü performans göstermediği sürece TCMB’nin müdahaleden kaçınacağı anlamına geliyor. TCMB uygulamalarının yarattığı belirsizlik nedeniyle mevcut seviyelerde yapılacak alımların çok riskli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de mevcut seviyelerde kademeli olarak döviz pozisyonlarının azaltılması önerimizi koruyoruz. 1.85 altında ise kuru alım yönünde izliyor olacağız.

Tahvil piyasasında genel görünümde bir değişiklik yok: TCMB’nin kuru ve enflasyonu kontrol etmek için TL likiditesini kısıyor olması, cuma günü gösterge tahvil faizini %11 bileşik üzerine attı. TL’deki değer kaybına rağmen TCMB’nin kur cephesinde herhangi bir adım atmıyor olması sıkılaştırmanın artarak devam edeceğini gösteriyor.

Cuma günü TCMB likidite uygulamalarında yeni bir düzenleme açıkladı. Buna göre TCMB bundan sonra haftalık repo ihaleleri vereceği asgari tutarı açıklıyor olacak. Örneğin bu hafta TCMB’nin haftalık repo ile sağladığı fonlama en az 20 mlr TL olacak. Bu şekilde TL likiditesinin öngörülebilirliği artmış oluyor. Ancak, TCMB beklenmeyen bir gelişme olursa bu rakamı azaltacağını söylüyor. Diyelim ki kur hızla yükseldi, bu durumda TCMB haftalık repo ihalesi açmayacak ve toplam fonlama miktarı 20 mlr TL’nin de altına düşebilecek. Yani TCMB’nin düzenlemesi TCMB’nin TL likiditesini daha fazla kısmayacağı anlamına gelmiyor. Sadece TCMB’nin likiditeyi nereye kadar kısabileceğini gösteriyor. TCMB likiditeyi daha fazla kısar ve fonlamasını 20 mr TL’ye kadar düşürürse bankalar önce piyasa yapıcılarına (PY) tanınan haklar çerçevesinde limitleri dahilinde gecelik olarak TCMB’den %12.00 ile borçlanacaklar. PY olmayan bankalar ve limiti biten PY bankalar ise %12.50’den limitsiz olarak gecelik fon kullanabilecekler.
Sonuç olarak mevcut TL likidite yönetiminde köklü bir değişiklikten bahsedemiyoruz, sadece öngörülebilirliğin kısmen artması söz konusu. Ancak TCMB’nin verdiği mesajlar ve uygulamalar TL likiditesinin kısılmaya devam edeceği yönünde. Bu da tahvil faizleri açısından olumsuz ortamın korunması anlamına geliyor.

Her ne kadar arz tarafında yılsonuna kadar ciddi bir rahatlama olacaksa da, bu ortamda faiz üzerinde olumlu bir etki yaratması zor. Kısa vadede gösterge tahvil faizinde kalıcı bir düşüş beklemiyoruz. 12 aya kadar olan vadeleri mevduata göre cazip bulmaya devam ediyor ve alım önerimizi koruyoruz.